Versatile Mage 2699: Doğru Yere Geldik

Versatile Mage 2699: Doğru Yere Geldik

Kadın, Mo Fan’a dik dik baktı. Onun garip ifadelerini ve sinsi bakışlarını görünce temkinli tavrı biraz daha arttı.

Eşarplı ve konik şapkalı kadın soğuk bir sesle:
– Dışarıda artık yıldırım fırtınası yok, yoluna devam edebilirsin.

Mo Fan afalladı:
– Yoluma devam mı edeyim?

Bu kadın şeytanı da hiç misafirperver değil. Hani şu küçük dişi iblisler olur ya; nazikçe içeri davet ederler, “annem babam öldü, yapayalnızım” diyerek erkeğin koruma içgüdüsünü körüklerler, sonra bardaktan boşalırcasına bir yağmur başlar, tapınakta odunlar tutuşur, ateşin ışığı kadının o narin ve kıvrımlı silüetini uzatır, bir şimşek çakar, gölgeler içinde kadının silüeti çarpılıp şekil değiştirir, yanındaki budala adam da hiçbir şeyin farkında olmadan dayanamayıp üzerine atlar…

Eşarplı kadın:
– Evet, bu yıldırım fırtınası bir süre daha geri dönmeyecek, yoluna devam edebilirsin.
diye tekrarladı. Mo Fan’ı tapınağa davet etmeye hiç niyeti yoktu.

Mo Fan pes etmeyerek, tapınağa girmekte kararlıydı:
– O yıldırım çok dehşetliydi, gerçekten yaralandım. Issız bir yerde ölüp gitmek istemiyorum. Bu tapınak bunca şiddetli şimşeğe rağmen sapasağlam durduğuna göre ilahi bir koruması olmalı, lütfen sığınmama izin ver.

Eşarplı kadın tapınağın önünde duruyordu.

İçeriye şöyle bir göz attı. Bir süre sonra, Mo Fan ile aynı tapınağı paylaşmak istemeyen birinin ihtiyatı ve vakarıyla doğrudan tapınağın dışına doğru yürümeye başladı.

Mo Fan’ın başı bu duruma ağrımaya başlamıştı.

Gerçekten bu kadar sapık gibi mi görünüyordum? Tapınağı bile terk etti!

Mo Fan sordu:
– Bu güzel hanımefendi, iblislerin cirit attığı bu vahşi doğada tek başına yürümeye korkmuyor musun? Sana eşlik etmemi ister misin?

Eşarplı kadın, Mo Fan’ın yanından geçerken bile biraz mesafe bıraktı:
– Gerek yok, sen git tapınakta yıldırımdan korun, beni takip etme.

Mo Fan:
– Ah anladım, madem sen yıldırımdan korkmuyorsun, ben de korkmuyorum. Şu Mingwu Antik Şehri’ne nasıl gidilir, sorabilir miyim?

Kadın yine tetikteydi:
– Orayı neden arıyorsun?

Mo Fan:
– Ben bir avcıyım. Civardaki bir ödül avını kabul ettim, ev peşinatı için para kazanmaya geldim. Biliyorsun, kıyı şeridinde sadece birkaç ana şehir ve birkaç kale şehir kaldı, arsa fiyatları ne kadar yüksek, evler ne kadar pahalı… İleride bir yuva kurabilmek için mecburen şehir dışlarına çıkıp böyle yollarda sürünüyorum…

Eşarplı kadın Mo Fan’ın hikayesini dinlemek istemiyordu, ince parmağıyla navigasyonun daha önce Mo Fan’a yokuş yukarı gitmemesi için uyardığı yolu işaret etti:
– Tamam, yeter, daha fazla konuşma. Kale şehir o tarafta.

Mo Fan, kadının başka bir yöne saptığını görünce sordu:
– Peki ya sen nereye gidiyorsun?

Eşarplı kadın Mo Fan’la daha fazla muhatap olmadı, bu tür serserilere bulaşmamak için arkasına bakmadan yürüdü.

Mo Fan, kadının kendine has kıyafetine ve nazik, güzel silüetine bakıp derin bir iç çekti.

Hangi aşamada hata yapmıştı? Bu küçük dişi iblis neden ondan korkuyordu?